Sensizlik, bir yarım ağızın ucunda sallanmak gibi koca bir bogazin üstüne
Sensizlik, soramamak sokaktakine bir adresi
Sensizlik lastiği patlamış bir tekerle kalmak gibi Arizona çöllerinde
Sensizlik bitap düşmek her an,
Duygusuz statik bir put gibi durmak gibi bir kose basında
Sensizlik, sokakta dilencilik yapmak, çöpleri karıştırmak kedilerle kavga etmek
Sensizlik, salaş bir barda alternatif rock müzik grubunun tekini dinlerken sahnede, içtiğin biranın tadını almamak gibi
Sensizlik hiçliğin orta yerinden bir kac parsel toprak alıp yaşadığın süre müddetinde o topraktan bir domates bile alamamak gibi
Sensizlik hayatın buharlastigini gormek gibi Hayat!
Sensizlikten daha berbat hastalıklı bir sey varsa o sensizliktir hayat!
Sensizlik yani sensiz olan bu adam gibi.